Değişim: Gerçekle Yüzleşmek ve Direnci Aşmak

Değişim: Gerçekle Yüzleşmek ve Direnci Aşmak- “İnsan, ancak gördüğü gerçeği dönüştürebilir; görmezden geldiği gerçekle ise yalnızca mücadele eder.”

Psikoterapiye başvuran insanların büyük çoğunluğu hayatlarında bir şeylerin farklı olmasını ister. Kimi yoğun kaygılarından kurtulmayı, kimi ilişkilerini, hislerini ya da tepkilerini değiştirmeyi, kimi ise geçmişin yükünü geride bırakmayı amaçlar. Fakat değişimin önündeki en büyük engellerden biri çoğu zaman dış koşullar değil, mevcut gerçeği kabul etmeye karşı gösterilen içsel dirençtir.

Carl Gustav Jung’un söylediği gibi, “Kabul etmediğimiz şeyi değiştiremeyiz.” Çünkü kalıcı değişim, önce bulunduğumuz noktayı dürüstçe görebilmeyi gerektirir.

Örneğin bir kişi, eşinin ya da partnerinin farklı kararlar almasını arzulayabilir. Ancak başka bir insanın duygu ve düşüncelerini kontrol etmek mümkün değildir. Bu durumda terapinin odağı, karşı tarafı değiştirmeye çalışmaktan çok, mevcut gerçeğin kişi üzerindeki etkisini anlamak ve bu gerçekle sağlıklı bir ilişki kurabilmektir.

İnsan zihni ise çoğu zaman acı veren gerçeklerle doğrudan karşılaşmak yerine onları inkâr etmeyi, ertelemeyi ya da değiştirmeye çalışmayı tercih eder. Ne var ki gerçeklik değişmese bile ona karşı verilen mücadele devam eder. İşte bu mücadele, yaşanan acıyı çoğu zaman daha ağır bir psikolojik yük hâline getirir.

Gerçekliği kabul etmek teslim olmak değildir; aksine enerjiyi değiştirilemeyen olgularla savaşmak yerine değiştirilebilecek alanlara yönlendirebilmektir.

Gerçekliği Kabul Etmeyi Zorlaştıran Yaygın Davranışlar

Sürekli Bir Sorumlu Aramak

Yaşanan olumsuzlukların nedenini sürekli bir kişide ya da olayda aramak, ilk bakışta rahatlatıcı gelebilir. Çünkü suçlu bulunduğunda zihinde geçici bir düzen hissi oluşur. Ancak bu durum çoğu zaman çözüm üretmeyi geciktirir.

Bir ilişkinin bitmesi, iş yaşamında yaşanan bir hayal kırıklığı ya da aile içindeki çatışmalar… Bunlarda kimin ne kadar hatalı olduğunu defalarca düşünmek yerine, “Şimdi benim elimden ne geliyor?” sorusunu sorabilmek daha işlevseldir.

Geçmişın sorumluluğu her zaman bize ait olmayabilir; ancak bugünden sonrasını nasıl yöneteceğimiz büyük ölçüde bizim seçimimizdir.

Doğru Zamanın Gelmesini Beklemek

“Önce işler düzelsin, sonra başlayacağım.”, “Biraz daha motive olayım.”, “Koşullar uygun olduğunda değişeceğim.”

Bu cümleler çoğu zaman hazırlık değil, kabul edilemeyen gerçekliğin ertelenmesidir. Hayatın tamamen ideal koşullara ulaşmasını beklemek, değişimi sürekli geleceğe taşır. Oysa yaşam çoğu zaman eksik, belirsiz ve kusurlu koşullar içinde devam eder.

Örneğin spor yapabilmek için mükemmel zamanı bekleyen biri aylarca harekete geçmeyebilir. Oysa evde kısa yürüyüş videolarıyla başlamak bile, beklemekten çok daha güçlü bir adımdır. Kabul, “Koşullar mükemmel değil ama yine de elimden geleni yapabilirim.” diyebilmektir.

Kendini Sürekli Mağdur Konumunda Görmek

Zor olaylar karşısında üzülmek, hayal kırıklığı yaşamak ve yas tutmak son derece doğaldır. Sorun, bu duyguların kalıcı bir kimliğe dönüşmesidir. “Kader hep beni buluyor.”, “Neden bunlar hep benim başıma geliyor?” tarzda düşünce biçimleri kişiyi fark edilmeden pasif bir bekleyişe sürükleyebilir. Oysa duyguların görülmesi ile kişinin kendini çaresiz biri olarak tanımlaması aynı şey değildir. Kişi acısını kabul edip ona isim verebildiğinde, yaşadığı deneyim üzerinde yeniden etkili olmaya başlayabilir.

Değişime Karşı İçsel Direnç

Bazı insanlar değişimi ister; ancak değişim için gerekli adımları atmak söz konusu olduğunda yoğun bir isteksizlik hisseder.”Bunu yapmayacağım.”, “Artık uğraşamam.”, “Ben böyleyim.” gibi ifadelerin arkasında çoğu zaman öfke, hayal kırıklığı veya tükenmişlik bulunur.

Oysa terapi sürecinde önemli olan, değişimi istemekten çok değişim için gerekli davranışları göstermeye gönüllü olabilmektir. İstekli olmak her zaman motive olmak anlamına gelmez. Bazen kişi isteksiz hissetse bile kendi değerleri doğrultusunda hareket etmeyi seçebilir.

Her Şeyi Kontrol Etmeye Çalışmak

Belirsizlik birçok insan için rahatsız edicidir. Bu nedenle bazı kişiler, yaşamın her ayrıntısını kontrol etmeye çalışarak kaygılarını azaltmaya çalışırlar.

“Her şey planladığım gibi gitmeli.”, “İnsanlar benim düşündüğüm şekilde davranmalı.”,”Hiç hata olmamalı.” Bu düşünceler ilk bakışta düzen arayışı gibi görünse de çoğu zaman kabul edilemeyen gerçekliğe karşı verilen bir mücadeledir.

Hayat ise kontrol edebildiğimiz ve edemediğimiz alanlardan oluşur. Kontrol çabası arttıkça, kontrol edilemeyen durumlarla karşılaşıldığında yaşanan hayal kırıklığı da büyür. Esneklik, psikolojik sağlamlığın en önemli bileşenlerinden biridir.

Gerçekliği Kabul Etmek Neden Bu Kadar Önemlidir?

Kabul etmek; yaşananları onaylamak, haklı bulmak ya da vazgeçmek anlamına gelmez. Kabul, yalnızca gerçeği olduğu gibi görebilmektir. Bir olayın gerçekleşmiş olduğunu kabul etmek, o olaydan memnun olmak demek değildir. Aynı şekilde bir kaybı kabul etmek de onu istemiş olmak anlamına gelmez.

Gerçekliği inkâr ettiğimizde enerjimizin büyük bölümünü değiştirilemeyen şeylerle savaşmaya harcarız. Kabul ettiğimizde ise bu enerji çözüm üretmeye yönelir. Psikolojik iyileşme çoğu zaman şu iki sorunun cevabında başlar:

“Şu anda gerçekten ne oluyor?”, “Bu gerçek karşısında benim kontrol edebileceğim alan neresi?”

Bu sorular kişiyi edilgen bekleyişten çıkarıp etkili davranışlara yönlendirir.

Kabul, Bir Defalık Karar Değildir

Gerçekliği kabullenmek çoğu zaman tek seferde gerçekleşmez. İnsan zihni özellikle acı veren olaylarda zaman zaman eski direncine geri dönebilir. Bir gün yaşanan durumu kabullenmiş hissederken, ertesi gün aynı olay yeniden yoğun duygular uyandırabilir. Bu, sürecin doğal bir parçasıdır.

Kabul; varılacak bir hedef değil, gerektiğinde tekrar tekrar seçilen bir tutumdur. Yaşamda değiştirebileceğimiz pek çok şey vardır. Ancak değiştiremeyeceklerimizi net biçimde görebildiğimizde, gerçekten değiştirebileceklerimize daha fazla güç ve dikkat ayırabiliriz. Çünkü zihinsel özgürlük, gerçeklerle savaşmayı bıraktığımız anda değil; onları olduğu gibi görebildiğimiz anda başlar.

Klinik Psikolog Bahar Erden

📍 Yüz yüze görüşmeler
💻 Online terapi seçeneği
📅 Randevu ve detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.